Seksüel

Sık Sorulan Sorular

Yaşlandıkça Cinsellikten Alınan Haz değişir Mi?
Cinsellik karmaşık bir durumdur. Kişinin diğer insanlarla olan ilişkileri , herhangi bir kişiye karşı duyguları ve vücut fonksiyonlarının tümünü içerir. Ayrıca özgüveni, ve ilişkilerde edinilen rolleri de kapsar. Cinselliğin özellikle genç insanlar tarafından uygulandığı ve böyle mutlu olunabildiği algılaması yaşlandıkça cinselliğe uyumda sorunlar çıkarır. Cinselliği saran sorunlar hala kamuoyunda açıklıkla tartışılamamaktadır. Kültürel çelişkiler yaşlı insanların seksüel duygu ve uyarılardan uzaklaşmış oldukları yönünde kalıplar oluşturmuştur. Uzun süreli ilişkilerde de çiftler cinsel sorunlar tartışılırken aynı şekilde zorluklarla karşılaşırlar.Oysa ki cinsel fonksiyon genç çiftlere kıyasla daha değişik olabilir, fakat bu daha az zevkli olacağı anlamına gelmez.

Vajinismus Ve Disparoni nedir?
Disparoni, tekrarlayan veya sürekli olarak cinsel ilişki sırasında ağrı olmasıdır. Görülme sıklığı %10-15'tir. Tanıda, bu ağrının vajinismus veya kayganlık eksikliğine bağlı olup olmadığı ayırt edilmelidir. Fiziksel nedenleri arasında himen daralması (skar nedeni ile), batın alt kısmında enfeksiyon olması, vajen dış dudaklarına ait hastalıklar sayılabilir. Genellikle vajinismusa veya kayganlığın olmayışına bağlıdır. Vajinismus, cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Cinsel tedavi kliniklerine başvuranlar arasında %12-17 vajinismus tanısı konulmaktadır. Bazen enfeksiyonlara, ameliyatlara veya kimyasal maddeler nedeni ile oluşan vajinal ağrı sonrası gelişen ikincil vajinismus görülebilmektedir. Durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Fiziksel şartların kontrolünün yanı sıra psikoterapi yardımcı olmaktadır.

Vajinal kuruluk nasıl tedavi edilebilir?
Östrojen azalmasına bağlı vajina duvarını kaplayan dokulardaki incelme, elastikiyetin ve salgıların azalması vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki ve cinsel ilişki sonrası kanama ve yanma hissine neden olur. Vajinal kuruluğu önlemek için cinsel aktivitenizi azaltmayın, haftada en az bir kez cinsel ilişkide bulunan kadınlarda vajinal kaslar daha sağlıklı olur, vajinal kanlanma artar. Kegel egzersizleri vajinal kasları güçlendirdiğinden bu dönemdeki kadınlara önerilir. Su bazlı lubrikantların kullanılması da vajinal kuruluğu engeller.

Sigara İçmek Sertleşme Sorununa Neden Olabilir Mi?
Sigara içmek bir erkeğin ereksiyonun kalitesini önemli ölçüde düşürebilir ve birçok erektil disfonksiyon vakasında katkıda bulunan bir faktör olarak kabul edilmiştir. Bunun nedeni, sigara içmenin, özellikle de nikotinin, dolaşım sistemini etkilemesi, penise giden damarlar da dahil olmak üzere kan damarlarında etkin kan akışını bozmasıdır. Bir takım araştırmalar sonunda sigara içen bir erkeğin sertleşme sorunuyla karşılaşması ihtimalinin sigara içmeyen bir erkeğe göre daha yüksek olduğu ortaya konmuştur. Yine araştırmaların sonuçlarına göre, erektil disfonksiyon teşhisi konmuş sigara içen bir kişinin tedavisi, bazen sigara içmeyen bir kişiye göre daha zor olmaktadır. Bunun nedeni, sigaranın penisteki kan hücrelerinde anormalliklerin ortaya çıkması ihtimalini yükseltmesidir.

Sevgilinizin Hassas Noktalarını Biliyormusunuz ?
Mutluluğun sırrı çiftlerin birbirini çok iyi tanımalarında yatar. Öyle ki karşınızdakinin sadece huyunu bilmeniz yeterli değildir. Sevgilinizin vücudunu ne kadar iyi tanırsanız o kadar sağlıklı bir cinsel yaşantınız olur. Bu da mutlu bir ilişki için kaçınılmazdır. Peki sevgilinizin vücudunu yeterince tanıdığınızı düşünüyor musunuz? Göz kapaklarından ayak parmaklarına kadar uzanan bir gezintiye çıkmaya ne dersiniz? Ondaki gizemi dokundukça keşfedin. Emin olun ki karşınıza yeni şeyler çıkacak ve her ikiniz de oldukça heyecanlı ve zevkli anlar yaşayacaksınız. Göz kapakları ve dudaklar Şefkatle yüzünü iki eliniz arasına alın ve derin derin gözlerinin içine bakıp, onu bakışlarınızla hapsedin. Buna kesinlikle karşı çıkmayacaktır. Gözlerini kapatıp kendinden geçer gibi nefes almaya başladığında, bilin ki dudaklarınızın birleşmesini bekliyordur. O teslim olmaya hazır olsa da siz acele etmeyin. Göz kapaklarına ufak öpücükler kondurup, yüzünde gezintiye devam edin. Nabız atışlarını hissedene kadar öpücükleri arttırın. O heyecanlandıkça siz ritmi yükseltin. Öpücükleri, hızlandırıp birden yavaşlatın sonra bir daha bir daha... Müthiş bir heyecan dalgasının sizi alıp götürmesine izin verin.... Yüz bölgesinde onu son derece heyecanlandırabilecek ufak bir nokta daha var. O da dudak kenarları. Dilinizin ucuyla usul usul dudaklarının etrafında gezinin. Oldukça heyecanlı olduğunu hissettiğiniz anda üst dudak ile alt dudağının birleştiği ince çizgide durun. Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış... Göğüs Şimdi sıra sizde. Onun tüm okşama, dokunuş ve öpücüklerini bu kez de siz ona gösterin. Tutkulu öpücükler büyük etkiler gösterir. Ya da iyi bir masaj veya okşamalarla dolu uyarıcı dokunuşlar da iyi gelecektir. Her erkek sevgilisinin yumuşacık ellerini göğsünde hissetmeyi, öpücüklere boğulmayı sever. Onu daha çok heyecanlandırmak için yavaş nefes alış verişlerinizi göğsünde hissetmesini sağlayın. Eller Ellerine öpücükler yağdırırken gözlerini kapatmasını sağlayın. Çoğu erkek pek yaşamadıklarından dolayı ellerinin öpülmesinin ne kadar duygusal bir olay olduğunun farkında değildir. Bir erkek elinde 40.000 sinir ucu bulunmaktadır. Bu sinir uçlarının öpücüklerle uyarılması onu son derece tahrik edip heyecanlandırır. Hisleri aniden bir duygu seline dönüşüverir. Önce işe bir veya iki tırnağınızla onun avuç içinde ufak ama gittikçe büyüyen daireler çizmekle başlayın. Ardından pamaklarına bir bir ellerinizle sonra da dilinizle masaj yapın. Bu ona son derece zevk verecektir. Kalça Yavaş yavaş kalçasının alt kısmından masaj yaparak üst ve iç kısımlara yönelin. Arada ateşli öpücüklerle olaya biraz daha renk katmaya bakın. Ancak en hassas bölge vücudun üst kısmıyla üst kalçanın birleştiği yerdir. Yani beli. Bel kısmına ateşli öpücüklerle masaj yapmaya özen gösterin. Ense Erkekler enselerine dokunulmasından son derece zevk alırlar. Ensesine konduracağınız ufak ısırıklar çok hoşuna gidecektir. Isırıkların ardından önce yavaş tempoyla ardından da hızını gittikçe arttırarak onu öpüceklere boğun. Bu esnada ek olarak ellerinizle saçlarını karıştırıp saç tellerinin arasında gezinebilir veya şefkatle başını okşayabilirsiniz. Karın Onu doruk noktasına getirmeden evvel mutlaka ama mutlaka göbek deliğinde ara verin. Erkeğin göbek kısmı çok hassas bir bölgedir. Bu nedenle çok yavaş ve nazik olmaya özen gösterin. Elinizle karnını şefkatle okşayın. O bu okşamalarda sevginizi hissedebilmeli. Karnı ile göğsü arasındaki git geller onun ateşini yükseletecek, heyecanlanmasına ve daha fazlasını istemesine neden olacak. Ayaklar Ayaklar ve ayak parmakları fazlasıyla heyecan uyandıran, uyarıcı bölgelerdir. Ancak dikkat etmeniz gereken en önemli nokta ayaklarını gıdıklar gibi okşamamak olmalı. Aksi takdirde sevgiliniz zevk almaktan çok gülme krizine kapılacaktır. Ayaklarına dil darbelerinizle ve elinizle temas ettiğinizde tepkilerini iyi ölçün ve kendinize ona göre yön verin. Yüz ifadesi ve arada çıkaracağı sesler size doğru yolda olup olmadığınızı gösterecektir. Örneğin onun ayaklarını topuklarından başlayarak kremleyebilir, usul usul yaramaz bir çocuk gibi parmaklarını çekebilir hatta kremlemeden önce o parmakları ısırabilirsiniz de. Bu esnada da hassas noktalara masaj yapmış olup onu uyarabilirsiniz.

Sertleşme Sorununun Sinirsel Kökenli Nedenleri Nelerdir?
Bunlar, sinir sistemi bozukluğu ile ilgili sorunlardır. Çoğunlukla, şeker hastalığı veya alkolizmden kaynaklanan periferal nöropati söz konusudur; örneğin omuriliğin hasar görmesi; multipl skleroz, ve pelvis bölgesine cerrahi müdahale gibi.

Sertleşme Sorununun Sebepleri Nelerdir? Nedenler Fiziksel Midir Yoksa Psikolojik Kaynaklı Mıdır?
Sertleşme Sorunu olan vakaların çoğunluğunun (%75) psikolojik değil fiziksel kökenli olduğu artık bilinmektedir. Psikolojik kaynaklı ereksiyon bozukluğu, başarı kaygısı ve iç çatışmaların olumsuz görünümlerine bağlı iken fiziksel nedenler arasında anatomik, sinirsel kaynaklı, endokrinolojik, ilaç bağlantılı ve damar sistemi kaynaklı komplikasyonlar yer almaktadır. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan nedenidir. Organik sebepler: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık, kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik, metabolik bozukluk... sayılabilecek başlıca organik Ereksiyon bozukluğu nedenleridir. Psikolojik sebepler: Çağımızın hastalığı stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu, cinsel bilgisizlik, başlıca psikojenik Ereksiyon bozukluğu nedenleridir.

Sertleşme Sorununun İlaç Bağlantılı Nedenleri Nelerdir?
Ereksiyon bozukluğu, çeşitli ilaç sınıflarının yan etkisi olarak ortaya çıkabilir. Genel olarak penisin yumuşak kasına giden lokal sinir uyarılarını bozan her ilaç Ereksiyon bozukluğuna neden olabilir. Bunlar arasında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotik ve antidepresan ilaçlar da vardır.

Sertleşme Sorununun Fiziksel Nedenleri Arasında En Sık Rastlananlar Hangileridir?
İlaç yan etkisi olarak; hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda Ereksiyon bozukluğuna neden olabilmektedir. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler/damar sertliği yer alır. » Şeker hastalığı; bütün şeker hastası erkeklerin %35'inden fazlasında ereksiyon bozukluğu vardır. » Sinirsel bozukluklar; örneğin omuriliğin hasar görmesi, multipl skleroz. » Pelvis bölgesinde yaralanma/ameliyat. » Peyronie hastalığı (broşür mevcuttur). » Alkolizm ve uyuşturucu alışkanlığı » Aşırı sigara » Hormon dengesizliği (örneğin testosteron düzeyinin düşük olması) ereksiyon bozukluğuna yol açabilir, ama bu, vakaların sadece küçük bir kısmı için (%3) geçerlidir.

Sertleşme Sorununun Damarlarla İlgili Nedenleri Nelerdir?
Damar sorunları, penise giden ve penisten çıkan normal kan akışını etkiler. Penise kan gitmesini etkileyen hastalıklar arasında yüksek tansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı ve hiperlipidemi (kanda aşırı miktarda yağ bulunması) sayılabilir. Sigara içmek de penise arter yoluyla kan gidişinin yetersiz olmasına neden olabilir. Ayrıca, penisten toplar damarlar yoluyla aşırı kan çıkışından kaynaklanan damar sorunları da olabilir. Penisten aşırı kan çıkışı çeşitli faktörlere bağlı olabilir; bunlar arasında penisin yumuşak kaslarının yeterince gevşememesi de yer alır (bu sıkıntılı veya huzursuz hastalarda daha çok görülür).

Sertleşme Sorununa Neden Olan Anatomik Sorunlar Nelerdir?
Ereksiyon bozukluğuna neden olan anatomik sorunlar nadirdir. Bunlar arasında erkeğin doğuştan yetersiz veya biçimsiz cinsel organlı olması veya fiziksel travma veya kaza nedeniyle cinsel organın hasar görmesi yer alır.

Sertleşme Sorununa Karşı Hangi Tedaviler Mevcuttur?
Sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak, mevcut tedaviler arasında intrakavernosal enjeksiyonlar gibi ilaç tedavileri, ağız yoluyla tedavi, sistemik ilaç tedavisi (testosteron), arter ameliyatı, toplardamar ameliyatı, protez penis takılması, vakum-sıkma araçları ve psikoterapi sayılabilir.

Sertleşme Sorunum Var Ne Yapmalıyım ?
Bu, çok ağır psikolojik sorunlara yol açıyor. Sertleşme sorunu yaşayan erkek kendini adamdan saymıyor, aşağılık hissediyor. Birçoğu 'kanser olsam daha iyi, hiç olmazsa onurlu ölürdüm,' diyor. Erkeklere en çok zarar veren yine erkekler. Bir erkek miti yaratılıyor, buna inanıyorlar. Ne zaman olursa seks yapar, kim olursa olsun seks yapar. Üç posta yapar, beş posta yapar... Bir aksaklık olunca da bu korkular büyük bir performans anksiyetesine yol açabiliyor. Tüm erken boşalmalarda performans anksiyetesi görülür. İnsanın kendine olan güveni, sevgisi çok önemli. Bir çocuğun ne kadar sevildiği, ne kadar önemsendiği ile ilgili bir şey. Sürekli performansa zorlanan çocuklar ilerde hayatın her alanında performans anskiyetesi yaşarlar. Eğitimli kesimde ise bu daha çok görülür. Türkiye'de erken boşalma beşte bir oranında olarak söyleniyor, ama bence daha fazla. Muhtemelen erkekler kadının zevk alması için çok da kafa yormuyorlar. Cinsel ilişkinin başlangıcında bir şey olacak diye kadın umutlu, ancak bir süre sonra görüyor ki öyle fazla zevk almıyor!Bu sorunla ilgili olarak bir psikologdan yardım almanızı öneririz.

Sertleşme Sorunu Tedavi Edilebilir Mi?
Evet, ama Ereksiyon bozukluğu çeken erkeklerin birçoğu tedavi yollarını araştırmaz, doktorlar da tıbbi muayeneleri sırasında rutin olarak cinsel işlev konusunda soru sormaz. Bu tür tartışmalar önemlidir, çünkü aslında milyonlarca erkek bu sorunu çekmektedir ve ereksiyon bozukluğu altta yatan bir hastalığın, örneğin şeker hastalığının, kalp-damar hastalığının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir semptomu olabilir.

Sertleşme Sorunu Nasıl Teşhis Edilir?
Ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra (libido eksikliği, erken boşalma vb.nin tersine), çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebi, yani psikolojik kökenli mi yoksa organik/fiziksel kökenli mi olduğu bulunabilir. Doğru tedavi yapabilmek için önce doğru tanı koymak gerekir. Bunun için doktorunuz sizden isteyeceği tetkiklerin başlıcaları şunlardır: » Hastalığın Hikayesi: Doktorunuz öncelikle sizinle ve eşinizle - birlikte veya ayrı ayrı - görüşecek ve yakınmalarınızın ayrıntılarını soracaktır. » Muayene ile olası bozukluklar teşhis edilmeye çalışılacaktır. (örn: penisin eğriliği, testislerin durumu vs.) » Kan şekeri, hormonlar, kolesterol, trigliserit, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri gibi gerekli görülen testler istenecektir. » Psikogram ve psikolojik değerlendirme yapılacaktır. » Kan Damarlarının Değerlendirilmesi - Intrakavernöz farmakotest (iğne testi) - DopplerUS - Kavernosometri/grafi - Anjiografi - Uyku Testi (NPT): Bilgisayarlı kaydedici ile gece boyu peniste meydana gelebilecek ereksiyonların ve rigisditenin kaydedilip bilgisayar tarafından yorumlanması.

Sancılı Adette Ne Zaman Jinekoloğa Gidilmelidir?
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli değildir. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır. Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis (rahim iç tabakasının normal dışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus myomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda tedavi tamamen farklı olur.

Sancılı Adetin Belirtileri Nelerdir ?
Adet sancısı genellikle adet görmeden önceki ilk 24 saat içinde başlar, adet görmekle beraber şiddeti kısa süreli olarak artar ve adet döneminin bitmesine kadar giderek hafifler. Bulantı-kusma, halsizlik, ishal, kramplara ek olarak şiddetli bel ağrısı ve baş ağrısı sancıyla beraber sık görülen diğer belirtilerdir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda bayılma bile ortaya çıkabilir.

Sancılı Adet Nasıl Tedavi Edilir ?
Eğer jinekolojik muayenede adet sancısını taklit edecek bir durum söz konusuysa (endometriozis, yumurtalık kisti, myom, spiral, enfeksiyon gibi) öncelikle saptanan hastalık tedavi edilmelidir. Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı düşüktür. Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik patoloji saptanmadığında ilk basamak tedavi ağrı kesicilerdir. Kullanılacak ağrı kesiciler "nonsteroid anti inflamatuar analjezikler" adı altında gruplandırılan ve ağrı kesme dışında iltihap giderici özellikleri de bulunan ağrı kesiciler olmalıdır. Bu ilaçlar ağrıyı kesmeleri dışında prostaglandin üretimini de azaltarak çift yönlü tedavi yaparlar. Adet başlamadan 24 saat öncesinde doktor önerisine göre değişen dozlarda tercihen naproksen sodyum içeren ilaçlar kullanılır ve sancı devam ettiği sürece ilaçlar alınmaya devam edilir. Ağrı kesici ilaçlara yanıt alınamayan durumlarda ikinci basamak tedavi doğum kontrol haplarıdır. Dismenore ile yumurtlama arasında yakın bir ilişki söz konusu olduğundan yumurtlamanın doğum kontrol haplarıyla ortadan kaldırılması ağrıları çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol altına alır. İkinci basamak tedaviden de fayda görmeyen kadınlarda ileri inceleme gerekir. Bu amaçla gerekli ön hazırlığı takiben laparoskopi adı verilen yöntemle karın boşluğu incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan patoloji endometriozistir ve tedavisi daha farklıdır. Olayın psikolojik kompoonentinin varlığından şüphelenildiği durumlarda doktor önerisine göre psikiyatri konsultasyonu gerekebilir. Yoga, transandantal meditasyon, biofeedback, gevşeme gezersizi gibi yöntemler de usulüne uygun olarak uygulandıklarında faydalı olabilir.

Perimenopoz (premenopoz) nedir?
Perimenopoz veya premenopoz olarak adlandırılan dönem kırklı yaşlarda başlar ve 4-6 yıl devam eder. Bu dönemde adet kanamaları ve siklusları düzensizleşir. Adet siklusları uzar, kanama miktarı ve süresi değişir. Bu dönemde ateş basması, gece terlemesi, uykusuzluk, duygusal değişiklikler ve vajinal kuruluk görülebilir.

Penis Büyüklüğünün Cinsel İlişkideki Rolü Nedir?
Penis Latincede kuyruk anlamına gelmektedir. Penis içinde uzunlamasına süngerimsi dokular içeren ve içinde idrar ve meninin(sperm-ersuyu) geçtiği kanalı içeren bir erkeklik organıdır. Cinsel heyecan ile beyin bu organın içindeki süngerimsi dokulara kan pompalar ve penis sertleşerek birleşmeye hazır hale gelir. Penis sertleşme halindeyken boyuna ve enine büyür. Ergenliğe ulaşmış bir erkeğin penisinin ortalama uzunluğu gevşek halde 5 ile 9 cm arasında, sertleşme halindeyken ortalama 16 cm boyunda olur. Bununla birlikte penisin büyüklüğü kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Yaygın olarak bilinenlerin tersine penisin büyüklüğü, deri rengi ile ilgili değildir, yani kısa boylu birinin penisi uzun boylu birininkinden daha büyük veya bir zencininki bir beyazdan daha küçük olabilir. Penis boyu ortalama 16 cm olmakla beraber 11-18 cm arası penisler normal boyutlardadır. Ayrıca penisin normal durumu ile sertleşme durumu arasında büyük farklar olabilir. Yani sönükken çok iri gözüken bir penis sertleştiğinde daha büyük bir hal almayabilir. Bütün erkekler penislerinin büyüklüğü ile yakından ilgilidirler. Bu bir erkeklik gücü daha doğrusu bir güç sembolü haline gelmiştir. Erkekler cinsel organlarıyla gurur duyar , övünürler. Erkeğin cinsel organına verilen güç soyunmayla beraber korkunç bir yarışa girer. Boyut, gücü simgeleyen bu organın yegane güvencesidir. Gören kadının kıyaslama imkanına kavuşması cinsel organı iri boyutlarda olmayan bir erkek için sonun başlangıcıdır. Erkekler arasında da penis boyutunda odaklanan rekabetin bir trajediye dönüşmesi cinsel kimliğin yalnızca bu organa indirgenmesinden kaynaklanır. Ama peniste veya sekste önemli olan penisin boyu değil, işlevidir. Yani, sizin penisinizle yapabildikleriniz bunu da duygularınızla birleştirmeniz en önemli olanıdır. İri bir penise sahip olacağınıza (ki 18 cm üstü penisler genelde ilişki sırasında kadına zevk yerine acı vermektedir) sertliğini uzun süre tutabilen daha küçük bir penise sahip olmak daha avantajlıdır. Her ikisi de bir arada olursa hiçbir zararı yoktur. Tabiki ebat olarak normalin altındaki penislerde hem cinsel ilişki sırasında sorun yaratabilecek hemde psikolojik yönden erkekte sorun yaratacaktır. Normalin altındaki penislere ne yapılabilir; bugün yeni ameliyat teknikleri sayesinde penis boyları uzatılabilmekte, ince penisler çeşitli yöntemlerle kalınlaştırılabilmektedir. Çok başarılı sonuçların yanı sıra pek sonuç alınamayan ameliyatlarda olmaktadır. Bu hastadan hastaya göre değişmektedir. Ülkemizde de bu tip ameliyatlar yapılmaktadır. Ama bu tip ameliyatların her isteyene yapılamayacağı sadece ve sadece çok gerekli vakalara yapılması gerektiğini bildirmek isterim. Bu arada en çok sorulan sorulardan olan piyasada satılan penis büyüttüğü iddia edilen vakum pompaları veya şu ve bu gibi metotlar gerçek dışıdır,kandırmacadır,hiç bir faydaları yoktur. Bu penis büyüttüğü ileri sürülen vakum pompaları büyütmek bir yana penis sertleştiğinde içindeki kanı tutan kapakçıklara ters basınç yolu ile zarar vermekte ve sertleşme problemleri yaratmaktadır. Bu yüzden kullanılması zararlıdır. Normal standartlardaki boylar için Penis boyunuz ne ise odur,yapabileceğiniz tek şey performansınızı geliştirmek veya boşalma sürenizi uzatmaya çalışmaktır. Penis boyutu ile ilgili konuyu özetlemek istersek bir Türkçe deyimimiz olacaktır: “ ne uzunu ,ne kalını en makbul olanı içinde en çok kalanı ”

Orgazm Problemleri Daha Çok Hangi Yaşlarda Görülüyor?
Her yaşta olabilir, kadınların yaşı ilerledikçe orgazm olma ihtimalleri de artar. Genç yaşta cinsel birleşme ile orgazm olma oranı çok düşük. Yüzde 50'nin altında. Kadının cinsel yaşamı 20 yaşında başlamışsa üç beş sene sonra daha sık orgazm olur. Tabii kadının yetiştirilmesi, cinselliğe yaklaşımı, utanmalar, sıkılmalar, suç, günah, ceza gibi kavramlar da etkili.

Orgazm Bozuklukları Nasıl Olur?
Orgazm bozukluğu sürekli veya tekrarlayan biçimde normal cinsel uyarılmadan sonra orgazmın olmaması veya gecikmesi halidir. Kadınlarda orgazmı oluşturmak için gerekli uyarının şekli ve yoğunluğu çok farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla teşhis doktorun, o kadının uygun cinsel uyarıyı aldığına karar vermesine bağlıdır. Tabii, bu şikayetin aynı zamanda kişiler arası ilişkiyi güçleştirmiş olması ve ızdıraba yol açmış olması gereklidir. Kadınların orgazm olması için gerekli uyarının şekil ve yoğunluklarının çok farklı oluşu ve bunun değişik zamanlarda da farklılıklar göstermesi nedeni ile aralıklı, durumsal orgazm eksikliklerinin cinsel bozukluk olarak sayılmaması gerektiği düşünülmektedir.

Oral Seksin Modası Geçer mi ?
Oral seks günümüzde birçok çift tarafından doğal bir eylem olarak uygulanmaktadır. Kadınların yaptığı oral sekse batıda Fellatio denmekte. Fellatio Latince’de Fellare yani emmek teriminden gelir. Tam kelime anlamı kadının erkeğin cinsel organını ağzına alarak uyarması ve onu orgazma ulaştırmasıdır. Türkçe’ye Fellasyo olarak geçmiştir. Bazı erkekler fellasyodan çok hoşlanır ve çok hızlı boşalırlar, bazıları ise çok geç uyarılırlar ve çok geç orgazm olurlar. Fellasyonun altın anahtarları: 1. Altın anahtar: İlk ortam çok önemli a. Fellasyo yaptığınız erkekle daha önce sevişmiş olmalısınız. b. Temizliğin çok önemli bir faktör olduğu unutulmamalıdır. Oral seks karşılıklı olarak genellikle banyo yapıldıktan sonra gerçekleştirilmelidir. c. Fellasyo’ya verecekleri yanıt açısından üç çeşit erkek vardır, önce erkeğinizin hani gruptan olduğunu saptamalısınız: Erken boşalanlar: Bu tip erkekler ilişki sırasında da erken boşalabilirler. Bu durumda el ve vücut dokunmalarına karşı tepkilerini ölçün, hemen mi ereksiyona geçiyor? Onu elinizi kullanarak çok kolay getirebiliyor musunuz? Durumu size bağlı olanlar: Bu grupta olanlar her iki yöne de kanalize olabilirler. Onları yeterli düzeyde uyarabilirseniz hızlı bir biçimde kendinize adapte edebilirsiniz. Geç boşalanlar: Bu erkeleri uyarmak veya onlarda ereksiyon oluşturmak genellikle maharet ister, erken ereksiyona geçseler bile bazen fellasyo ile boşaltamayabilirsiniz. Bu erkekler ilişki sırasında kendilerini belli ederler. Onlarla her şeyi uzun uzun deneyip öğrenmeniz mümkündür. 2. Altın Anahtar: Cinsel organa ne yapacağınızı iyi bilin a. Penisi uyarabilmek için temelde altı hareket yapılabilir, bunları mutlaka öğrenmelisiniz: . Elle dokunma, hafif okşama, sıkıştırma . Elle sağma hareketi, erkeğe mastürbasyon yaptırma . Dil ucuyla hafif dokunma . Öpme dil ile yalama . Ağızda penisi vajina içindeymiş gibi hareket ettirme . Ağızda penisi ve penis bağını emme b. Hiçbir zaman en uyarıcı hareketten başlanmamalı, her zaman en az uyarıcıdan başlanıp arada keserek heyecan dozu arttırılmalıdır. c. Yapılan işten zevk alıyor imajı karşıdaki kişiye verilmelidir. d. Partnerinizin genital haz haritasını mutlaka çıkarmalısınız: Erkek genital organlarının en duyarlı yerleri penis bağının (glansın) çevresi, penisin arka hattı, testisler (erbezleri), erbezi torbası (scrotum) ve bacak arasındaki bölgedir (perine). 3. Altın Anahtar: Erkeğin boşalmasından iğrenmemeyi öğrenin Eğer spermden çok iğreniyorsanız, erkeğin boşalmasına yakın elinizi kullanıp öyle boşaltmalısınız. Ama spermden iğrenmemeyi zamanla öğrenebilirsiniz. Bu konudaki rahatlığınız hem eşinizin hem de sizin aldığınız hazzı arttıracaktır. 4. Altın Anahtar: Varyasyonlara ve değişikliklere her zaman hazır olun a. Unutmayın ki cinsellik her zaman renklendirilebilir; hayal gücünüzü kullanabilirseniz ilişkilerinize yeni ve farklı bir cinsel çeşni katabilirsiniz. b. Size çok etkili bir varyasyon anlatalım: Gerek penis gerekse klitoris ısı değişimlerine çok duyarlı sinir uçlarıyla donatılmıştır. Fellasyo yapmadan önce yanınıza bir tabak buz ile bir bardak çay alın. Ereksiyon geliştikten sonra ağzınıza bir miktar buz alıp kısa bir süre tutun ve erkeğinizin cinselliğini hafifçe soğutun. Daha sonra ağzınıza sıcak çayı alıp yutmadan fellasyoyu sürdürün. Bu ısı değişimi pek çok erkeğe inanılmaz uyarıcı gelecektir. Tersi kadınlar için de geçerlidir ve güç orgazm olan kadınlarda çok çabuk orgazmı başlatabilir. c. Sevişirken konuşmayı, fantezilere dalmayı ve değişik yönlere kanalize olmayı hiç ihmal etmeyin.

Neden Sancılı Adet Görülür?
Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yol açan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir. Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks (rahim ağzı) girişinin kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak daralmış olması ve buna bağlı olarak adet kanının "zorlukla atılması" ve spiral kullanımı gibi nedenler yer alır.

Neden Bu Kadar Az Sayıda Erkek Tedavi İçin Başvurur?
Çeşitli etkili tedavilerin bulunduğundan haberleri olmayabilir; tedavi için kime başvuracaklarını bilmiyor olabilirler veya sadece utanıyorlardır.

Myomların Tanısı Nasıl Konur?
Basit jinekolojik muayene ile myomların tanısı konulabilir. Myomlar erken dönemdeki gebelik, yumurtalık ve barsak tümörleri ile karışabildiğinden hastalara mutlaka detaylı inceleme yapılmalıdır. Myomların tanısında aşağıdaki yöntemler kullanılır; Ultrason yüksek frekanstaki ses dalgalarını kullanarak üreme organlarının görüntülenmesini sağlar. Myomlar 1 cm'den küçük veya çok büyük ise ultrason ile inceleme sağlıklı sonuç vermeyebilir. Bilgisayarlı Tomografi ile rahmin üç boyutlu görüntüsü elde edilir, myomların tanısında bu yönteme genellikle gerek duyulmaz. Magnetik Rezonans myomların tanısında nadiren başvurulan bir yöntemdir.Bu işlem myomun büyüklüğü ve yeri hakkında fikir verir. Histerosalpingografi (HSG-rahim filmi) adı verilen inceleme ile rahim ve fallop tüplerine özel bir boya verilerek bu yapılar değerlendirilir. Rahim ve tüplerdeki anormalliklerin tanısına imkan veren bu yöntem ile myomlarında tanısı konur. Diagnostik Histeroskopi incelemesinde histeroskop olarak adlandırılan teleskopik bir cihaz ile rahim içi değerlendirilir. Lokal anestezi altında uygulanabilen bu yöntem ile aynı zamanda myomlar çıkartılabilir. Diagnostik Laparoskopi ile myomların tanısı konur ve tedavisi yapılabilir. Laparoskop olarak adlandırılan teleskopik bir cihaz ile karından girilerek üreme organları değerlendirilir. Genel anestezi altında yapılan işlem esnasında histeroskopi de uygulanabilir.

Myomların İlaçla Tedavisi Mümkün Müdür?
GnRH analogları (GnRH-a) olarak adlandırılan hormonlar östrojen ve progesteron üretimini tamamen durdurarak hastayı menapoz tablosuna sokar. Bu durum myomların küçülmesine neden olur. Üç aylık bir tedaviden sonra bir çok myomun boyutları küçülür. GnRH analogları altı aydan daha uzun süre kullanıldığında menopozda görülen sıcak basması, vajinal kuruluk gibi yakınmalara ve osteoporoza (kemik erimesi) neden olur. İlaç bırakıldığında ise küçülen myomlar tekrar eski boyutlarına ulaşır. Bu nedenle bu ilaçlar çoğunlukla ameliyata hazırlık amacı ile kullanılır, ilaçlarla myomların küçültülmesi ameliyatı kolaylaştırır ve kan kaybını azaltır.

Myomların Değişik Tipleri Var Mıdır?
Myomlar genellikle rahimde, nadiren de rahim ağzında görülür. Myomlar rahimde yerleşmiş oldukları tabakaya göre tiplere ayrılır; Subseröz myomlar: rahmin dış tabakasında yerleşmiş İntramural myomlar: rahmin orta tabakasında yerleşmiş Submüköz myomlar: rahmin iç tabakasında yerleşmiş Saplı myomlar: rahim dışına doğru büyüyen Parazitik myomlar: karın içinde rahim dışında yerleşmiş myomlardır.

Myomların Bulguları Nelerdir?
Birçok myom hiçbir bulgu vermez. Myomların yol açtığı yakınmalar, myomların büyüklüğü, yerleşim yeri ve sayısına göre değişir. Myomların en sık yol açtığı yakınmalar; Kasık ve karın ağrısı Kasıkta ve karında dolgunluk ve basınç hissi Cinsel ilişki sırasında ağrı Fazla ve uzun süren menstruasyon (adet kanaması); büyük myomlar rahim içinde menstruasyon ile dökülen yüzeyi arttırarak bu yakınmaya yol açar. Ara kanamalar, myomların endometriuma (rahmin iç tabakasına) bası yapmasından dolayı menstrual kanamalar arasında anormal kanamalar görülür. Baskıya bağlı yakınmalar, büyük myomlar mesane (idrar torbası), üreter (idrar kanalı) ve rektum (kalın barsağın son kısmı) gibi organlara bası yaparak çeşitli yakınmalara neden olur. Azalan mesane kapasitesine bağlı olarak sık sık idrara gitme ihtiyacı hissedilir. Eğer myoma bağlı bası düzeltilmezse böbrekler zarar görebilir. Rahmin alt bölgesindeki myomlar kalın barsaklar ve rektuma bası yapar. Buna bağlı barsak hareketleri güçleşir, kabızlık ve hemoroidler (basur) oluşabilir.

Myomlar Ne Hızda Büyür?
Genellikle çok yavaş büyüyen myomlar gebelik dömeminde ve östrojen içeren hormon tedavisi gören kadınlarda hızlı büyür.

Myomlar Nasıl Tedavi Edilir?
Düzenli Takip; tüm myomların cerrahi ile çıkarılmasına gerek yoktur. Ağrı, basınç hissi, düzensiz ve aşırı kanama yakınmaları olmayan hastaların düzenli kontrolleri yapılarak myom boyutları takip edilir. İleride gebelik düşünen hastalar veya menopoza girecek hastalar bu şekilde takip edilir. Cerrahi; yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkartılmalıdır. Rahim bırakılarak sadece myomların çıkartıldığı ameliyatlara myomektomi denir. Myomun yeri ve büyüklüğü cerrahi işlemin tipini belirler. Cerrahi Histeroskopi; rahimde yerleşen myomlar cerrahi histeroskopi ile çıkartılabilir. Rahme yerleştirilen histeroskop ile sadece rahim içinde bulunan myomlar çıkartılabilir. İşlem basittir ve komplikasyon nadir görülür. Cerrahi Laparoskopi; cerrahi laparoskopi rahmin dış duvarında yerleşen myomların çıkartılması için uygulanabilir. İnce bir kesiden laporoskop ile karın içine girilir ve myomlar çıkartılır. Hastalar genellikle bir, iki gün içinde iyileşir. Laparatomi; myomlar çok büyük veya çok sayıda ise diğer yöntemlere göre daha büyük bir girişim olan laparatomi uygulanabilir. Hastanın cerrahiden sonra iyileşmesi dört ila altı haftayı bulur. Laparotomi geçiren hastalar ileride doğum yaparlarsa sezaryen yapılması gerekebilir.

Myomlar Kanserleşebilir Mi?
Myomu olan hastalarda kanser gelişme riski (1/10000) on binde birdir. Özellikle menapozdan sonra myomlarda ani büyüme görülmesi kanser şüphesini doğurur. Böyle durumlarda rahim çıkartılmalıdır.

Myomlar İnfertiliteye Neden Olur Mu?
Rahim içinde bulunan myomlar infertiliteye (kısırlığa) neden olabilir. Çocuk sahibi olamayan vakaların % 2-3 ünde infertilite nedeni myomlardır. Myomlar endometriumda değişikliklere neden olarak döllenen yumurtanın rahme tutunmasını engelleyebilir. Bunun ötesinde Fallop tüplerine (yumurtalık kanallarına) bası yaparak spermin yumurtaya erişmesini ve döllenmeyi engeller. Myomlar çıkartıldıktan sonra elde edilen gebelik oranları, hasta yaşı ve gebeliğe engel olan diğer nedenlerin bulunmasına bağlı olmakla beraber genellikle yüksektir.

Myomlar Düşüğe Neden Olur Mu?
Myomu olan kadınlarda düşük görülme ihtimali %40 gibi yüksek oranlara ulaşabilir. Endometrial doku ve rahmin kanlanmasındaki bozukluklar erken dönemde düşüklere neden olabilir. Gebelik döneminde artan östrojenin etkisi ile myomlar büyür, rahimdeki yerleşim ve büyüklüklerine göre bebeğin ve plasentanın (bebeğin eşi) gelişmesini engelleyerek düşüklere yol açar. Myomlar gebeliğin ilerleyen dönemlerinde de erken doğuma yol açabilir. Myomların cerrahi ile çıkartılmasından sonra myoma bağlı düşük yapan hastaların %80'i sağlıklı çocuk sahibi olabilir

Myom Ve Kist Arasındaki Fark Nedir?
Myom düz kas hücrelerinin bir araya geldiği çoğunlukla rahmin içinde veya çevresinde bulunan katı tümörlerdir. Kist ise yumurtalık içinde içi su dolu keselerdir. Her ikisi de iyi huyludur.

Myom Neden Oluşur?
Artmış Östrojen Düzeyi; myomların kesin nedeni bilinmemekle beraber östrojenin (kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Gebelik sırasında salınanöstrojen miktarı arttığından bu dömemde büyür.Menopoz döneminde ise östrojen düzeyi azalır ve myomlar küçülür. Kalıtım; ailesinde özellikle annesi, kız kardeşi veya anneannesinde myom olan kişilerde myom gelişme olasılığı fazladır.

Myom Ne Sıklıkta Ve Kimlerde Görülür?
Myomlar her dört kadından birinde görülür. Genellikle 30-40 yaşlarında görülen myomlar, menapoz sonrasında küçülür. Kırk yaşın üzerindeki kadınların %40’ında myom vardır ve myomu olan kadınların yaklaşık %75’i myomunun olduğunu farkında değildir.

Myom Ameliyatlarının Riskleri Nelerdir?
Myomektomi sırasında dikkat edilmesi gerekenler; kanamanın minimal düzeyde olması ve ileride infertiliteye yol açabilecek yapışıklıkların oluşmamasıdır. Myomektomi sonrasında bazı hastalarda tekrar myom oluşabilir ve ilerki yıllarda histerektomi yapılması gerekebilir.

Menopozun en sık görülen bulguları nelerdir?
Menopoz öncesi görülen en sık bulgu adet sikluslarının düzeninin bozulmasıdır. Adet sikluslarının süresi kısalabilir, uzayabilir veya adet kanamasının miktarı artabilir. Ateş basması (%75), gece terlemeleri (%68), hassasiyet, sinirlilik ve depresyon (%60) en sık görülen bulgulardır. Bunların yanı sıra sık idrara çıkma, ödem (vücutta şişkinlik) ve uykusuzluk gibi bulgular görülebilir. Vücutta östrojenin azalmasına bağlı olarak vajinada kuruluk ve cinsel istekte azalma görülür.

Menopoz nedir?
Menopoz menstrual kanamaların (adet kanamalarının) sonlanmasıdır. Adet kanaması ve siklusların bir yıl süresince olmaması menopoz olarak değerlendirilir. Menopoz kadının üreme döneminin sona ermesidir. Menopoz terimi 1812’de Fransız jinekolog Gardanne’nin hayatın değişmesini anlatan bir monografından gelmektedir, bu monografta Gardanne Latince ay ve son kelimelerini birleştirerek menopozu oluşturmuştur. Menopoz teknik olarak kadının en son adet kanaması anlamına gelir.

Menopoz ne zaman gerçekleşir?
Menopoz genellikle 45-55 yaşları arasında gerçekleşir. Menopozun gerçekleştiği bu on yıllık dönem klimakterium olarak adlandırılır. Ortalama menopoz yaşı 51 olmasına rağmen menopoz 35-58 yaşları arasında görülebilir. Menopoz sonrası yıllara yayılan dönem postmenopoz olarak adlandırılır.

Menopoz döneminde ne gibi duygusal değişiklikler görülür?
Unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, anksiyete, rahatsızlık ve depresyon sık görülür. Bu yakınmalar östrojen eksikliğine bağlıdır. Duygusal değişimleri uykusuzluk arttırır. Östrojen miktarı azaldıkça beyinde endorfin olarak adlandırılan ve kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlayan kimyasallar azalır.

Menopoz döneminde başka ne gibi fiziksel değişiklikler görülür?
Östrojen kadınların fiziksel ve duygusal durumlarını etkileyen bir hormondur. Üreme organları, memeler, kemikler, kalp, santral sinir sistemi, cilt ve saç üzerine direkt etkileri vardır. Östrojen düzeyi azalınca; Vajina, rahim ağzı ve rahim ve yumurtalıklar küçülür Vajina kısalır, kas tonusu azalır ve vajina duvarını döşeyen dokular incelir Pelvik bölgedeki bağlar zayıflar Vajinal ve servikal salgılar azalır Kemik kaybı olur Cilt tonusu azalır ve kırışıklıklar oluşur Metabolizma yavaşlar Saç, kol, bacak ve genital bölgede tüy azalması olur Yüzde yanak, çene ve bıyık hizasında tüylenme görülebilir.

Masturbasyon Ayıp Mı ?
Masturbasyon, kişinin kendi kendini tatmin etmek, bedenini tanımak ve kendini mutlu etmek için kullandığı özel bir yoldur. Vücuduyla oynamak, vücuduna dokunmak ve bazı genital bölgeleri uyarmak çoğu insanın zevk aldığı bir şeydir. Ancak ne var ki toplum, insanları bedenleriyle oynamanın yanlış hatta günah olduğuna dair bir bakış açısıyla yetiştirir. Kimimiz bu mesajlardan nefret ederken kimimiz de hayatımızın doğrularını bu inanışa göre kurgularız. Ancak yapılan araştırmalar masturbasyonun yanlış, günah ve utanılacak bir şey olduğuna dair bakış açısından en çok bluğ çağındaki gençlerin etkilendiğini göstermiştir. Bu sebeple vücutlarını keşfetmeye başlayan gençlerde masturbasyon sırasında ya da masturbasyon sona erdikten sonra huzursuzluk, utanç, iğrenme rahatsızlık, kendine acıma, yalnızlık ve pişmanlık duygusu yoğun olarak yaşanmaktadır. Ergenliğini tamamladıktan sonra da kadının masturbasyon sonrası hissettiği bu duygular şiddeti artarak ya da azalarak devam etmektedir. Masturbasyondan psikolojik olarak değil yalnızca fiziksel zevk duyan kadınların sayısı bir hayli fazladır. 24 yaşındaki A.Ç. masturbasyonu sevip sevmediği sorulduğunda şunları söylüyor: “Bedenen evet ama psikolojik olarak hayır. Ergenlik yaşımda kendimi sık sık tatmin ettim ve o zamanlar bundan vazgeçebilmek için dua ediyordum. Fakat vazgeçmediğim için Allah'a beni çarpmaması için dua ederdim. Çünkü bunu yaparken günahkar olduğumu düşünürdüm. Hatta çoğu kez masturbasyondan sora iğrenç olduğumu düşünür, suçluluk duygusuna kapılır, huzursuzluk çekerdim.” Masturbasyonun kadınlarda iğrençlik duygusu uyandırmasının altında toplumun kadına bakış açısındaki çarpıklığın etkisi çok fazladır. Hangi toplumda olursa olsun kadın öncelikle doğurganlığın simgesidir. Dolayısıyla üremenin dışında yaşanan bir cinsellik kadının sapıklığının bir göstergesi olarak kabul edilir. 32 yaşındaki S.T'nin bu konuya yanıtı ise şöyle: “Evet masturbasyondan çok hoşlanıyorum. Ancak psikolojik yönden pek emin değilim. Aslında pis bir şey yaptığım duygusuna kapılmıyorum ama sapık olduğum korkusunu uzun yıllar hissettim. Sonra kendi bedenimle oynamanın kimseye zarar vermediğini ve beni kimsenin görmediğini düşünerek bu korkudan kurtuldum.” Betty Dodson “Masturbasyonun Özgürleştirilmesi” adlı kitabında kendi kendini tatmin etmenin cinsel yaşamın başlıca öğelerinden biri olduğuna değinmiştir. Masturbasyonun cinselliğin kökü olduğunu ifade eden Dodson primatların çocukluktan beri masturbasyon yaptığını söylemiştir. Bedenin ve cinselliğin keşfinin henüz çocukluk yıllarında başladığına bir çok anne-baba çocuğunun kendi vücuduna dokunduğunu görererek tanık olmuştur. Ancak o sıralarda vücuda dokunularak alınan zevkin masturbasyon olduğunu kişi ancak cinselliği öğrendikten sonra kavrayabilir. Ayrıca masturbasyonun nasıl yapıldığı, ne olduğu ve ne olmadığı da kişinin kendi kendine keşfettiği bir şeydir. Ailelerin büyük çoğunluğu cinsellik konusunda çocuklarıyla konuşmamayı tercih etmektedir. Hatta kimi gençler annelerinin kendilerini masturbasyon yaptığı sırada yakalayınca, cinsel organına iğne yaptıracağı gibi cezalarla korkuttuğundan bahsetmiştir. “Kendimi ilk olarak ilkokul çağına gelmeden tatmin ettim. Oyuncak ayımı bacaklarımın arasında sıkıştırıp üzerinde gidip geliyordum. Ancak bunun masturbasyon olduğunu bilmiyordum. Birgün annem bunu farkettiğinde beni doktora götüreceğini ve iğne yaptıracağını söyledi. O kadar korktum ki 15 yaşıma gelene kadar bir daha bedenime hiç dokunmadım.” Ç. S. 51 yaşında. Gerek erkek gerekse kadın için bedeni tanımanın en önemli yolu olan masturbasyon tabu olma özelliğini hâlâ koruyor. Ancak baskılara, yasaklara rağmen cinsel yaşamın ve cinsel birlikteliklerin sağlıklı ve mutlu yaşanması, bedensel ihtiyaçların karşılanması, bedenin keşfedilmesi için masturbasyonun sapıklık ve utanılacak bir şey olmadığı yavaş yavaş anlaşılmaya başlanıyor.

Kızlık zarının çok kalın olması nedeniyle ilişkinin gerçekleşememesi mümkün müdür?
Bazı durumlarda ilk cinsel birleşme birinci denemede ve sonraki birkaç denemede gerçekleştirilemeyebilir. Bunun en sık görülen nedeni sanıldığı gibi kızlık zarının kalın olması değildir. En sık görülen neden, genç kadının kendini cinsel ilişkiye hazır hissetmemesidir. Bu durumda kadın kendini gevşetemeyecek, vajinanın girişinde yer alan güçlü kaslar kasılı kalacak ve vajina giriş bölgesinde yeterince "ıslanma" ve "kayganlaşma" olmayacağından penisin vajinanın girişinde yer alan kas ve kızlık zarı engelini aşması zor olacaktır. Erkek böyle bir durumda genç kadının canının yandığını hissettiğinde belli bir süre sonra girişimden vazgeçecektir.

Kızlık zarı yırtılmasına bağlı oluşan kanama ne kadar sürer?
Kızlık zarının yırtılması esnasında bazen yırtık kızlık zarından vajinaya doğru genişleyebilir. "Deflorasyon (deflorasyon kızlık zarının yırtılması anlamına gelen bir kelimedir) kanaması olarak adlandırılan bu durum genellikle ön sevişmenin yetersiz olmasına rağmen yapılan girişimden kaynaklanmaktadır. Çoğu durumda erkek kadının ağrı duymasına duyarsız bir şekilde girişimi sürdürmüş ve yırtık olması gerekenden daha büyük olmuştur. Normalde kızlık zarı bozulduğunda kanama en geç yarım saatte durur. Geniş bir yırtık oluştuğunda ise ya hemen başlayan şiddetli bir kanama, ya da ilişki bitmesine rağmen uzun bir süre devam eden bir kanama söz konusudur. Yapılan jinekolojik muayenede yırtığın yeri tespit edildikten sonra lokal anestezi, ya da geniş yırtıklarda genel anesteziyle yırtık onarılarak kanama durdurulur. Görüldüğü gibi tamamen doğal bir olay olması gereken "ilk gece" bazı durumlarda aynı gece ya da takibenden günlerde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanına başvurulmasını gerektirebilmektedir. Kalın kızlık zarı gibi çiftlerin elinde olmayan nedenlere bağlı normal dışı durumlar için erkeğin ve kadının yapabileceği bir şey elbette yoktur. Ancak başarılı bir "ilk gece" için kadının yapması gereken eşine hazır olduğu ya da henüz hazır olmadığı mesajını net olarak verebilmesi, ön sevişme aşamasının kontrolünü kendi eline almasıdır. Erkek ise kadının kendisinden farklı doğasını kabul etmeli, bir kadının cinsel ilişkiye hazır olmasının erkekten daha uzun sürdüğü gerçeğini göz önünde bulundurmalıdır. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek bu ilk ilişkide erkek, kadının gevşemesi ve rahatlaması için elinden geleni yapmalı, sabırlı olmalıdır. İlk ilişkide erkek aşırı zorlayıcı hareketlerden kaçınmalıdır.

Kızım Bizimle uyumak İstiyor İzin Vermeyince Bizi Gözetliyor Ne yapabirim?
Öncelikle sizinle uyumak istemesinin altında yatan nedenin üzerinde durmak gerekli. Korku, kaygıları mı var bunun altında yoksa yalnız kalmak istememesi mi. Sizinle yatamayacağını söylediğiniz açıklama son derece önemli. Açık ve net olan, kızmadan yaşına uygun açıklamalar çocuğu rahatlatır. Tüm yaşlarda sorulan cinsel sorular için en önemli nokta anne-babanın soruları cevaplarken gösterdiği tutumlarıdır. Çocuğu kesinlikle ayıplamamak, azarlamamak, susturmamak gerekir. Bu şekilde davrandığımızda çocuğumuz bu soruların sorulmaması gerektiği fikrine kapılır ve cevapları başka kişilerde arayabileceği gibi gözetleme veya deneyler yapma yollarına da başvurabilir. Bu da cinsel eğitimin anne-babanın kontrolünden çıkması, bir anlamda istemediğimiz bir yöne gitmesi demektir. Belirsiz anlaşılamayan cevaplar yerine sakin bir yaklaşımla daha somut ifadeler kullanarak iletişim kurmak yararlı olur.

Kanamanın Zamanını Ayarlamak Mümkün Mü ?
Hormonal preparatlar kullanılarak menstrual siklusta düzenlemeler yapılabilir. Hekime danışmadan bu tip hormon ilaçlarının kullanılması sakıncalıdır.

Kanamanın Dışındaki Zamanlarda Olan Akıntılar Normal Midir?
Menstrual siklus boyunca kanamanın olmadığı dönemde vajinal salgıların olması normaldir. Kokusuz ve renksiz akıntılar önemli değildir. Akıntıya kaşıntı, idrar yaparken yanma ve sık idrara çıkma gibi şikayetler eşlik ediyorsa hekime başvurmanız gerekir.

Kanama Sırasında Tampon Kullanmak Sağlıklı Mıdır?
Ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmayan tamponlar emiciliği fazla olan malzemelerden üretilir. Emiciliği çok fazla olan çeşitleri kullanıldığı ve uzun süre değiştirilmediğinde toksik şok sendromu adı verilen bakteriyal bir enfeksiyona neden olabilir.Ateş, döküntü, kas ağrısı ve ishale yol açan bu enfeksiyon çok nadir olarak da ani tansiyon düşmesine, karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olur. Tampon kullanırken 4-6 saat aralıklarla değiştirmek, gece yatarken tampon yerine ped kullanmak, tamponu yerleştirmeden önce elleri yıkamak ve temizliğe dikkat etmek gerekir. Gerekli önlemler alındıktan sonra tampon kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

Kanama Sırasında Denize Girilebilir Mi?
Eskiden bu dönemde birçok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığı takdirde denize girilmesinde ve diğer sporların yapılmasında bir sakınca yoktur.

Kalp Hastalarının Cinselliği Yaşamasında Kısıtlamalar Var Mıdır ?
Kalp hastaları kontrolde olmak şartıyla biraz dikkat ederlerse her türlü aktiviteyi yerine getirebilirler. Kalp hastası olmak cinselliğe engel bir durum değildir. Ancak cinselliğin planlanmasının kalp durumunu takip eden hekimle yapılması uygun bir yaklaşımdır. Eğer kalp uzmanı herhangi bir engel görmediği halde kişide bir cinsellik korkusu ve kaygısı oluşmuşsa durum psikiyatrik bir durumdur ve psikiyatri uzmanından yardım alınması gerekmektedir.

Kadınlarda Cinsel Problemlere Bakış Nasıldır?
Kadınlar da tıpkı erkekler gibi istek ve cinsel beraberliklerinde sorunlar yaşamaktadır. Yakın zamanda yapılan bir çalışma kadınların yaklaşık % 40'ının bazı cinsel bozukluklarla yüzleştiğini ortaya koymuştur. Bu kadınlar belki de hiçbir zaman uyarılmamış ya da orgazm olamamışlardır. Bir zamanlar çift için zevkli bir deneyim olarak paylaşılan, şimdi ağrı ile birlikte tatminsizlik, mutsuzluk ve sonucunda da çiftin hayat kalitesinde ciddi bir düşüş meydana getirmektedir. Çoğu kadın yaşadıkları bu büyük problemi partnerleri ile konuşmakta zorlanmakta, çoğu kadın da tedaviye utanarak tedaviye başvuramamakta, sağlık profesyonellerinin kendisini yanlış anlayacağından korkmaktadır. Cinsellik sadece partnerlerin biri mutsuz olsa bile bir problem haline gelmektedir. Çiftler 'iniş- çıkış' dönemleri yaşamakta ve sevişme sıklıklarında ciddi değişmeler olmaktadır. Bazı çiftlerde düzenli cinsel ilişki önemli olmasa da diğerleri için bu düzensizlik sıkıntı yaratabilir. Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda cinsel problemler de psikolojik ve/veya fizyolojik işleyişten kaynaklı olmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda kadınlarda cinsel sorunların eskiden bilindiğinden daha fazla fiziksel (biolojik) nedenleri olduğunu ortaya koymuştur. Diabet, Kardiovasküler bozukluklar, MS gibi bazı tıbbi sorunlar da bu problemlerle ilişkili bulunmuştur.

Kadında Azalmış Cinsel İstek Bozukluğu Nedir?
Cinsel istekteki farklılaşma çiftlerin mutsuzluğa, engellenmeye ve hatta bunun hakkında konuşmamaya kadar götüren en belirgin problemlerden biridir. Yorgunluk, depresyon, hastalık, stres, anksiyete (gerginlik), ilişkideki uyumsuzluk, alkol ya da ilaç kullanımı kişinin cinsel isteğini ve enerji düzeyini etkilemektedir. Ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının değiştirilmesi kadınların adet dönemleri, tedavileri, çocuk doğumu ya da yaklaşan menapoz kadınların cinsel isteğini kaybetmeleri ile bağlantılıdır. Tedavi için gelen kadınların %80'inde azalmış cinsel istek sorunu görülmektedir. Bu problemle karşılaşan kadınlarda kendiliğinden cinsel istekte azalma oluşmakta ama bu kadınlar partnerlerinin uyarılma ve orgazma ulaşması için olumlu yaklaşımlarda bulunmaktadırlar. Kadında seksüel isteksizliği gösteren güvenilir fiziksel bir gösterge yoktur. Kadında cinsel istek değerlendirmesi, cinsel fantezilerin, düşünce ve fikirlerin mevcut olup olmayışı, erkeklere olan ilginin araştırılması, cinsel ve cinsel olmayan davranışlara olan ilginin değerlendirilmesi ile mümkündür. Cinsel istek alınan ilaçlar veya depresyon gibi ruh halinin değişmesi ile kolayca azalabilir. Bu durumda göz önünde bulundurulmalıdır. Azalmış cinsel istek sıklıkla baskılanmış veya azalmış orgazma bağlı olabileceği için, hangisinin önce oluştuğunun iyi sorgulanması gerekmektedir.

İlk ilişkide mutlaka kanama olur mu?
İlk cinsel ilişkide kanamanın olmaması, kültürümüzde ve diğer bazı kültürlerde kadının bakire olmadığının bir kanıtı olarak kabul edilmektedir. Bu çok büyük bir yanlıştır zira her kadının anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Kızlık zarı bazı kadınlarda o kadar esnektir ki, penis içeriye girdiğinde, ve özellikle de vajina giriş bölgesi yeterince "ıslanmış" ve "kayganlaşmışsa" kızlık zarı yırtılmadan kalır. Bu duruma her 100 genç kızdan birinde rastlanabilir. Bazı kadınlarda da kızlık zarının damarlanması zayıf olduğundan zar yırtılmasına rağmen kanama gerçekleşmeyebilir.

İlk ilişki mutlaka ağrılımıdır?
Kızlık zarı kadınların %90'ından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır. Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, "ön sevişmeyle" bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, ya da az bir ağrı hisseder. Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

İki Adet Kanaması Arasında Lekelenme Niçin Görülür ?
Menstrual kanamanın bitiminden sonra ve gelecek menstrual kanama başlamadan önce olan kanamalar ara kanamalardır. Ara kanamalara hormonal düzensizlikler, myomlar, enfeksiyonlar, genital organ yaralanmaları, endometriozis hastalığı, kanserler ve bazı ilaçlar neden olur. Ara kanama mutlaka hekime başvurulması gereken bir durumdur. Ara kanamaların nedeninin tespit edilebilmesi için hangi incelemeler yapılmalıdır? Jinekolojik muayene, Pap smear incelemesi (rahim ağzından alınan örneğin patolojik incelemesi), enfeksiyondan şüphelenilirse mikrobiyolojik inceleme, hormonal testler, kan sayımı ve gerekli görüldüğünde laporoskopi yapılmalıdır.

Hastalıklar Cinselliği Etkiler Mi?
Artrit, Koroner Hastalıklar, İnme, Diyabet, Parkinson, Cerrahi girişimler ve uzun süre kullanılan ilaçların yan etkileri cinselliği etkileyebilir. Özellikle hayatı tehdit eden veya vücut görüntüsünde değişikliğe yol açabilecek ve özgüveni azaltacak bazı hastalıklar psikolojik olarak ta cinselliği etkiler. Partnerlerden biri diğer partner hasta ise cinselliği istemenin uygun olmayacağı kanısına kapılır. Yaşam tarzında da oluşan değişiklikler, emeklilik, çocukların evden ayrılması, bazı kayıplar, bu durumu olumsuz etkiler. Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, uyuşturucu, kötü beslenme de cinsel sorunları etkileyebilir.

Hangi Tıbbi Koşullar Erektil Disfonksiyona Zemin Hazırlar ?
Sertleşme Sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra koroner arter hastalığı, yüksek kolesterol düzeyi, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı gibi bir dizi hastalığa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalığı durumunda, arterlerde ve penise kan taşıyan daha küçük kan damarlarında meydana gelen değişmeler ve ereksiyon işlevinde yer alan sinirlerin hasar görmesi erkeklerin %50 ila 70'ini ereksiyon bozukluğuna yatkın hale getirmektedir.

Evlenmeden Önce Cinselliği Seviyordum Şimdi soğudum Ne Yapmalıyım?
Zaman zaman kadın erkek ilişkileri , özellikle evlilik sonrası, cinsellik ile birlikte anılır. Oysa evliliğin, birlikte bir hayatın temeli paylaşımdır. Elbette bir evlilik için önemli olan cinsellik aslında ikinci planda bırakılabilir ve öncelikli olarak eşiniz ile farklı alanlardaki uyumunuza odaklanmanız önerilebilir. Böylelikle endişelerinizin odağı değişecektir. Yani olumlu düşünerek, eşinizin yemek sonrası davranışları ile sizi cinsellikten soğutmasına değil, örneğin nasıl keyifli yemek yediğinize birlikte odaklanın. Zamanla eşinizin farklı yönlerini, daha da önemlisi ilişkinizin olumlu yönlerini keşfederek eşinize karşı heyecanınızı geri kazanabilirsiniz diye düşünüyorum

Eşimden Gizli Masturbasyon Yapmaktan Kendimi Alamıyorum Ne Yapmalıyım ?
Evlilik öncesi dönemde kadın veya erkek cinsel duygularını mastürbasyon yoluyla tanırlar. Çoğu insanın orgazmla ilk tanışması genellikle mastürbasyon yoluyla olur. Ancak evlilik sonrası veya ergenlik sonrası sağlıklı bir cinsel hayatın olması mastürbasyon ihtiyacını azaltmaktadır. Arada sağlıklı bir yaşantısı olduğu mastürbasyonu deneyen kişiler olmakla birlikte bunun sıkça yapılmış olması cinsel paylaşımın ve cinsel doyumun yeterli olmadığını düşündürmektedir. Mastürbasyon suç değildir, haliyle sonrasında suçluluk duyulması normal değildir. Bir suçluluk duygusu varsa değerlendirilmesi doğru olur.

Erken Menopozun nedenleri nelerdir?
Otoimmün bozukluklar; Son zamanlarda yapılan çalışmalar otoimmün bozuklukların erken menopoz vakalarının üçte ikisinden sorumlu olduğunu göstermiştir. Otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi kendine ait olan bazı dokuları yabancı gibi algılayarak kendi dokularına karşı antikor üretir ve bu dokulara zarar verir. Erken menopoz vakalarında yumurtalıklara, endometriuma (rahmin içini döşeyen tabakaya) veya yumurtlamayı düzenleyen üreme hormonlarına karşı antikorlar üretilir. Bu antikorlar üreme organlarına zarar verir ve yumurtalık fonksiyonları bozulur. Otoimmün bozukluğa bağlı erken menopoz vakalarında tiroid bezinin bozuklukları, diabet (şeker hastalığı), romatizma gibi diğer otoimmün hastalıklar da görülür. Bunun yanında otoimmün hastalıkları olan kadınlarda da erken menopoz sık görülür. Cerrahi menopoz; Cerrahi ile iki yumurtalığı birden çıkartılan kadınlarda erken menopoz görülür. Bu kadınlarda cerrahi sonrasında östrojen ve progesteron hormonlarının düzeyi düşer ve menopoza ait yakınmalar başlar. Diğer cerrahi işlemler sırasında yumurtalıkların zarar görmesi; Rahmin alınması veya yumurtalık kistlerinin çıkartılması sırasında yumurtalıkları besleyen damarlar zarar görürse, yumurtalıklardaki foliküller dejenere olur, yumurtalık fonksiyonları bozulur ve erken menopoz başlar. Kanser tedavisi; Kanser tedavisi için radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç tedavisi) görenlerde yumurtalıklar etkilenir ve erken menopoz görülür. Yumurtalıkların gördüğü zararın derecesini kanserin tipi, tedavinin süresi, kullanılan ilaçların tipi ve dozu, radyasyon tedavisinin uygulandığı bölge belirler. Yumurtalıklar veya üreme organlarının bulunduğu pelvik bölgeye uygulanan tedavi yumurtalıkları kalıcı olarak etkiler. Düşük dozda yapılan ve kısa süreli olan tedavilerde geçici menopoz görülebilir. Tamoksifen; Meme kanseri tedavisinde kullanılan tamoksifen östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenin etkisini engeller ve östrojen eksikliği erken menopoza yol açar. Aile öyküsü; Ailede erken menopoza giren kadınların olması erken menopoz görülme riskini arttırır. Kromozomal Bozukluklar; Frajil X Sendromu olarak adlandırılan sendromun görüldüğü kadınlara menopoza 6-8 yıl önce girer. Turner Sendromu olarak adlandırılan sendromda bir X kromozomu eksiktir. Bu kadınların birçoğu hiç adet görmez. Viral enfeksiyonlar (Virüslerin yol açtığı enfeksiyonlar); Bazı viral enfeksiyonların yumurtalıkları etkileyerek erken menopoza yol açtığı düşünülür. Yaşam tarzı; Sigara içen kadınlarda menopoz daha erken başlar. Sigaranın östrojen düzeyinin düşmesine neden olarak erken menopoza yol açabilir. Alkol fazla alındığında östrojen düzeylerini düşürür ve adet sikluslarının düzeni bozulur. Menopoz daha erken yaşlarda başlayabilir. Stres; Stres erken menopoza neden olan diğer faktörlere yardımcı olur ve erken menopozun yakınmalarını arttırabilir, fakat yalnız başına erken menopoza neden olmaz. · Çevresel Faktörler; Östrojene benzeyen maddeler içeren kimyasallar östrojen reseptörlerine bağlanarak östrojenin etkisini engeller. Bu durum adet sikluslarını engeller ve erken menopoza neden olabilir.

Erken Boşalmanın Üstesinden Nasıl Gelirim?
Bu problemin üstesinden gelemezseniz bir uzmanın görüşüne ihtiyaç duyabilirsiniz. Ancak, kendiniz bu problemi çözümlemek arzusunda iseniz, öncelikle bu konuyu partnerinizle konuşmanız çok önemlidir. Belki de çok erken boşaldığınızı hissettiğiniz performansınız partnerinizi son derece tatmin etmektedir. Bazı erkeklerde mastürbasyon vb. yolu ile boşalma sıklığını arttırmak daha az erken boşalmayı sağlar. Basit bir eğitim şekli de ilişki halinde veya mastürbasyon yaparken: penisinizi sizin yada partnerinizin uyarması fakat boşalmadan hemen önce bu uyarıyı durdurması, 30-60 sn. uyarıyı durdurduktan sonra tekrar uyarması ve boşalmadan az önce durdurdurması şeklinde bir siklusu 5-6 kere tekrarladıktan sonra ancak boşalmaya izin vermektir.

Erken Boşalmam Var Partnerimde Bende Rahatsızız Ne Yapmalıyız?
Erkeklerde erken boşalma organik bir hastalık durumu yoksa psikolojik kökenli olabilir, örneğin depresyon ya da kaygı bozuklukları gibi. İlişki bazında eşlerin duygusal yakınlığı önemli bir faktördür. Çoğu zaman ilişkiye yönelik performans kaygısı da erken boşalma sorununun artmasına yol açar. Ayrıca cinsel sorun varlığından söz etmek için, partner, ilişki ortamı ve diğer koşulların uygun olup olmayışını gözden geçirmek gerekir. Siz öncelikle organik bir hastalık olup olmadığını anladıktan sonra gerekirse psikolojik yardım alarak bu sorununuzu çözüme kavuşturabilirsiniz.

Erken Boşalma Problemini Kendi Başıma Halledemezsem Ne Olacak?
Bu durumda muhakkak doktorunuza danışmalısınız .Doktorunuz size yardımcı olacak tavsiyelerde bulunacak ve ağızdan alınan ilaçlarla bir tedaviye de başvurabilecektir. Diğer yaklaşımların başarısızlığında bu tür tedavilerin kullanışlığı görülmüştür.

Erken Boşalma Nedir?
Cinsel ilişkilerin en az yarısında her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesidir. En şiddetli durumunda, ki bu nadir rastlanan bir durumdur, herhangi bir penil uyarı olmadan, yalnızca seksüel uyarıları düşünmek dahi ejakulasyonu tetikler. Ancak daha sık olanı vajinaya penetrasyon sırasında ya da hemen vajinaya girer girmez olanıdır. Erken boşalmadaki önemli kriter ejakulasyonun erkeğin ve partnerinin isteklerinden önce olması ve bunu seksüel ilişkilerinde sıkıntıya yol açmasıdır.

Erkeğin Yaşı İle Sertleşme Sorununun Görülme Sıklığı Arasındaki Bağlantı Nedir?
Amerika'da yapılan önemli bir araştırmada aşağıdaki bağlantı saptanmıştır*: 20-39 yaş %7.5 40-49 yaş %11 50-59 yaş %18 60-69 yaş %38 70 üzeri %57

Erektil Disfonksiyon Nedir ?
Erektil disfonksiyon, ya da sertleşme sorunu tatmin edici bir cinsel birleşme için yeterli bir penis sertleşmesinin sağlanamaması veya sürdürülememesi ve bu durumun sürekli veya nükseden bir şekilde ortaya çıkmasıdır. Sertleşme Sorunu sadece penisin sertleşme yeteneği ile ilgilidir. Libido, boşalma ve orgazmla bir ilgisi yoktur.

Doğum Kontrol Hapları Myomlara Neden Olur Mu?
Eskiden doğum kontrol haplarının, östrojen ve progesteron içerdiği için myomlara neden oldukları düşünülmekteydi. Fakat yapılan çalışmalarda myom oluşma riski açısından doğum kontrol hapları kullanan ve kullanmayan kadınlar arasında hiçbir fark bulunamadı.

Çocuğuma Hangi Yaşlarda Cinsel Bilgiler Vermeliyim ?
Çoğumuz cinsiyet ve üreme konusunda, anne babalarımız tarafından yeterince eğitilmemiş olmamızın acısını çekmişizdir. Bu yanlış tutumu çocuklarımıza karşı sürdürmemiz yanlış ve gereksizdir. Bizler için cinsellik ve üreme ile ilgili bilgi ne kadar önemli ise, çocuklar açısından da o denli gereklidir. Küçük çocukların cinsellikle ilgili soruları, cinsel duygular değil, üreme konusudur. Genellikle çocuklar 2-3 yaşlarında en geç 4 yaşında soru sormaya başlarlar. Bebekler nasıl olur?, Ben nereden geldim? bu soruları gerçeklere dayanarak çocuğunuzun yaşını göz önüne alarak kısaca yanıtlayın. Çocuğunuz cinsellik ile ilgili bilgileri sizden edinsin, bilgileri aktaran siz olun ki cinsiyet ve üreme ile ilgili bilgileri başkaları ile konuşması gerektiğini düşünmesin. Tartışmaktan kaçınmayın kötü, yasak, diye düşünmesin. Sorduğu soru ne olursa olsun (cinsellik üreme) her şeyi bir çırpıda anlatmaya çalışmayın. Kısaca sadece sorulan soruyu doğru yanıtlayın. Anne, babaların çoğu sorulan sorulan sorulara hayvanlar, böcekleri örnek gösterirler. Ancak çocuk bundan tatmin olmaz. Onları ilgilendiren gerçek olgulardır. Çocuğunuz size cinsellik ve üreme ile ilgili sorduğu soru karşısında bu ne biçim bir soru edası ile ona bakmayın. Suratınızı buruşturup telaşa kapılmayın doğal olun. Çocuğunuzun sorduğu soruyu yanıtlamanın en iyi yolu belki de döl yatağı içerisinde fetüsün ne şekilde geliştiğini gösteren resim ya da kitaplardır. Hem meraklı gözler ile izleyecek hem de soruya yanıt alacaktır. İleride doğru olarak yanıtladığınız bu bilgileri hatırlayacak, doğru kullanacaktır. Çocuklar anne-babalarından edindikleri bilgileri arkadaşları ile paylaşırlar, bunda da bir sakınca yoktur. Ancak kendi cinsel yaşantınız ile ilgili bilgileri vermeyin. Böyle bir soru sorduğunda bunun sizin için özel olduğunu, paylaşmak istemediğinizi belirtin. Çocuğunuz sizi çıplak giyinirken, görürse doğal olun sakınmayın anne'nin ya da baba'nın anatomik yapısını gözlemler. Bunu özellikle yapmayın uzun süre çıplak dolaşmayın. Çocuğunuz karmaşık duygular içinde kalabilir. Çıplaklığınızın tahrik edici, cinsel yönden uyarıcı bir nitelikte olmaması gerektiğini unutmayın.

Cinsellik bir ilişkinin yürümesinde büyük bir faktörmüdür?
Evet cinsellik ve cinsel ilişki bir ilişkinin yürümesinde temel faktördür..Aslında cinsellik sevginin tensel bir doyuma ulaşmasıdır..Ancak kültürel ve ahlaki yanlış öğretilerden dolayı cinsellik ayıp, günah, utanılacak bir şey gibi algılanmış ve özellikle kadınlarımızın cinsellikten soğumalarına yol açmıştır. Bu nedenle ülkemizde milyonlarca çift cinselliği çarpık yaşamaktadırlar. Uzun yıllardır sürdürdüğüm aile danışmanlıklarım sonucu gördümki bir çok çift cinselliği sağlıklı yaşayamadıklarından dolayı ayrılma noktasına gelmektedirler. Bu nedenle ilişkilerde, özellikle de evliliklerde cinsel uyum ve yaşantılar son derece önemlidir.

Cinselliğin Zamanı Var Mı ?
- Cinsellik; yemek yemek gibi bir doğal ihtiyaçtır aslında. Diğer bir değişle kişinin içinden gelen bir dürtüdür. Genel anlamda bakıldığında insanların tüm ihtiyaçlarını belirli bir düzende yaptıkları görülür. kişi belli bir düzene alıştıktan sonra, vücudun biyolojik saati de kendini ve istekleri buna göre ayarlayacaktır. Ama illa ki de her şey bir zamana göre olacak, kişinin çeşitli istekleri, çeşitli zamanlarda ortaya çıkacak diye bir kesinlik de yoktur. Yani bu bir tuhaflık değildir. Cinsel istek kişilere göre farklılaşabilir.

Cinsel Uyarılma Bozuklukları Nelerdir?
Cinsel uyarılma Bozukluğu, tekrarlayan şekilde yada sürekli biçimde cinsel uyarılara cevabın olmaması veya yeterli vajinal kaynağın devam ettirilememesidir. Bu durum aslında fiziksel uyarılma eksikliğinden değil, uyarılmanın kişisel algılanmasındaki bozuklukla alakalıdır. Cinsel uyarılma bozukluğu olan kadınlar genellikle cinsel ilişkiden tamamen uzak durmaya çalıştıklarından, sıklıkla bu kadınlarda cinsel istek azlığı tanısı konmaktadır. Son yıllarda bazı araştırmacılar cinsel uyarılma bozukluğunun fiziksel bir bozukluğa, örneğin damarsal ve klitoral yetersizliğe bağlı olabileceğini belirtmektedirler. Damarsal kökenli seksüel fonksiyon bozuklukları cinsel uyarılma bozukluğu yaratabildiği gibi orgazm sorunu da yaratabilir.

Bekarken cinselliği çok farklı düşünürdüm. Şimdi evliyim ama seks bana hiç çekici gelmiyor.Bu soğukluğun devam etmemesi için ne yapabilirim?
Zaman zaman kadın erkek ilişkileri , özellikle evlilik sonrası, cinsellik ile birlikte anılır. Oysa evliliğin, birlikte bir hayatın temeli paylaşımdır. Elbette bir evlilik için önemli olan cinsellik aslında ikinci planda bırakılabilir ve öncelikli olarak eşiniz ile farklı alanlardaki uyumunuza odaklanmanız önerilebilir. Böylelikle endişelerinizin odağı değişecektir. Yani olumlu düşünerek, eşinizin yemek sonrası davranışları ile sizi cinsellikten soğutmasına değil, örneğin nasıl keyifli yemek yediğinize birlikte odaklanın. Zamanla eşinizin farklı yönlerini, daha da önemlisi ilişkinizin olumlu yönlerini keşfederek eşinize karşı heyecanınızı geri kazanabilirsiniz diye düşünüyorum

Ateş basmaları neden olur?
Ateş basmaları perimenopoz döneminden itibaren en sık görülen yakınmalardan biridir. Genellikle boyundan başlayan ve yüze yayılan sıcaklık hissine çarpıntı ve terleme eşlik eder. Bazı kadınlarda günde birkaç kez görülebilen bu durum diğerlerinde haftada birkaç kez görülebilir. Uykusuzluk ve stres bu yakınmanın sıklığını arttırır. Sıcak basması hipofiz bezinin azalan östrojene verdiği yanıttan kaynaklanır; ani LH salınımı ani ısı artışına neden olur.

Ateş basmaları nasıl tedavi edilir?
Ateş basmalarının hangi durumlarda daha sık olduğunu bir çizelge tutarak belirleyin. Kafein, stres, uykusuzluk ateş basması sıklığını arttırabilir. Ateş basmasını arttıran nedenlerden uzak durmaya çalışın. Sıcak basması durumunda üzerinizdekilerin bir kısmını çıkartabilecek şekilde kat kat giyinin. Yaşadığınız yeri serin tutun. Gece terlemelerini önlemek için yatak odanızı serin tutun. Stresten kaçının, diyetinize dikkat edin, acılı, yağlı yiyeceklerden ve alkollü içeceklerden kaçının. Sıcak basması sırasında bileklerinize ve yüzünüze soğuk su çarpın. Derin nefes alma egzersizleri uygulayın. Vitamin E içeren besinlerden zengin beslenin ve hormon replasman tedavisi için hekiminize danışın.

Ara Kanamasının Tedavisi Nedir ?
Ara kanamaların tedavisi kanamaya neden olan probleme yöneliktir. Ara kanamaya neden olan problem zamanında teşhis ve tedavi edilmezse kan kaybına bağlı anemiye, kanamanın nedenine bağlı olarak infertilite ve kansere yol açabilir. Kansızlığın tedavi edilebilmesi için ilaç kullanılması gerekebilir. Genellikle progesteron içeren hormon preparatlarının kullanılması ile ara kanamalar önlenir. Kanamaya neden olan problemin de mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Adet Kanaması Olmamasının Sebepleri Nelerdir ?
Aktif cinsel hayatı olan kadınlarda menstrual kanamanın gecikmesinin en sık görülen nedeni gebeliktir. Altı ay veya daha uzun süre menstrual kanama olmamasına amenore denir. Menstrual kanama olmadığı zaman ovulasyon da gerçekleşmez. Bu durum ani ve kilo kayıplarından sonra, yaşam tarzındaki değişiklikler ve stres nedeni ile ortaya çıkabilir. Amenore kürtaj veya diğer cerrahi girişimler sonrasında rahim içinde oluşan yapışıklıklara bağlı olarak da görülebilir. Kırk beş yaş üzerindeki kadınlarda ise menopoz öncesi dönemde menstural kanamalar çok uzun aralıklarla gerçekleşebilir. Amenore vakalarında östrojen hormonun azalmasına bağlı kemik kayıpları görülebileceğinden mutlaka hekime baş vurulması gerekir.

Adet Kanamaları Hangi Durumlarda Kısa Sürer ?
Stres, bazı egzersizler ve hayatınızdaki ani değişiklikler nedeniyle menstrual sikluslar 21 günden daha kısa sürebilir.Fazla sigara ve kahve içen kadınlarda da sikluslar kısa sürer. Kısa aralıklarla menstrual kanama anemiye (kansızlık) neden olabilir. Bu durumda hekime başvurarak hem bu kanama düzensizliğinin hem de kansızlığın tedavi edilmesi gerekir.

Adet Döngüsü İçinde Girilen İlişkiden Hamile kalınırmı ?
Âdet döngüsü âdetin başladığı ilk gün birinci gün olarak kabul edildiğinde normal seyrinde 28 günlük bir döngüdür. Bu dönem içinde yumurtlamanın gerçekleştiği 14. günün 5 gün öncesi ve sonrası riskli günlerdir. Diğer günler, yani 1–08 ve 20–28. günlere denk gelen dönemler gebelik riskinin en az olduğu, güvenli ilişkiye girilebilecek dönemlerdir. Ancak yine de unutulmamalıdır ki, bu hesaplamanın da gebelikten koruma şansı etkin bir korunma yönteminin yerini tutmaz.

7 Yıllık Evliyim Cinsel Yaşamımız Monotonlaştı Eşim Tutucu Ne Yapmalıyız ?
Kişilerin gelişim süreçleri içinde çeşitli davranışlara çevrelerinin yaklaşımlarını öğrendiklerini veya aile tutumlarını model aldıklarını biliyoruz. Örneğin cinselliğin “yasak” olarak dile getirildiği ailelerde çocuklar da bu yönde yetişecek ve sağlıklı eğitim alınamayabilecektir. Uzmanların genellikle önerdikleri çocuklar yetişirken ailelerinden yaş ve eğitim düzeylerine uygun cinsel bilginin alınmasıdır. Zira çocuk içten gelen cinsellik dürtüsünü, özellikle ergenlik döneminde hormonların da değişimi aile, farklı yerlerde öğrenecek, merakını belki de yanlış bilgilerle giderecektir. Diğer yandan bu merakın giderilemediği ve cinselliğin öğrenilemediği, kişinin hayatı boyunca cinselliği bir yasak olarak gördüğü durumlarda vardır. Bu durumlarda belli bir konuda kalıplaşmış fikirlerden de bahsedilebilir. Bu süreci aşmak için öncelikli önerim sabır önerilir. Bu konuda sürekli yapılan tartışma ve nasıl çözelim konuşmalarının cinsel hayatınıza olumlu değil olumsuz etkisi olacaktır. Ancak sorun devam ettiğinde bunun bir iletişim problemi olarak görülmesi ve bu iletişimin olumlu paylaşıma dönemsi yolunda bir uzamanla, özellikle evlilik terapisti aile, irtibata geçilmesi de önerilir.

55 Yaşımdayım.Prostatım. Arzu Duyuyorum Ama Sertleşemiyorum Ne Yapmalıyım ?
Erkeklerin cinsel performansları kadınlardan daha uzun süreli devam eder. Kadının doğurganlık özelliği menapoz dönemi sonrasında kaybolur. Tabi ki bu kadının cinsellikten uzaklaşması veya zevk almaması anlamına gelmez. Prostat da erkek için benzer bir problemdir. Tedavisi kolaydır. Prostat problemi cinsel aktiviteyi olumsuz etkileyebilir ancak tedavi ile tekrar eski sağlığınıza dönmeniz mümkündür. Üroloji uzmanının yardımı ile prostat probleminizin tedavisine başladıktan sonra eminim ki bu probleminiz tamamen düzelecektir. Cinsel performansta yaş çok önemlidir. Kendi bedeninizden eski gençlik hallerinizi beklememelisiniz. Yaş grubunuzun özelliklerine uygun bir yaşam biçimi oluşturursanız ve kendinizden çok şey beklemezseniz daha mutlu olacaksınız. Sizin yaşınızdaki kişiler beslenme alışkanlıklarını değiştirip, fiziksel aktivitelerini ihmal etmezlerse daha kaliteli bir yaşam biçimi oluşturabilirler. İnsan ömrünün 100 lü yaşlara dayandığı günümüzde artık yolun ancak yarısında olduğunuzu unutmayın. Diğer yarısı için farklı bakış açısından, farklı yaşam felsefesiyle bakmak sağlıklı ve mutlu bir birey olmanızı sağlayacaktır. İnsanların yaşamlarında bazı önemli dönemler vardır. İlk okul çağı, ergenlik çağı, evlilik ve iş yaşamı dönemi, ikinci bahar dönemi gibi. Her dönemin kendine has özellikleri ve güzellikleri vardır. Bunu unutmayın. Hayat her gün yeni baştan başlar. Ve nasıl başlamasını isterseniz o şekilde başlar. Akşam gözünüzü kapadığınızda yine mutlu, dolu, verimli ve sevgi dolu bir gün geçirdim demelisiniz. O zaman yaşadığınızı hissedersiniz. 100 yaşında bile olsanız.

45 Yaşımdayım Menapoza Girmekten Korkuyorum. Cinselliğim Biter Mi?
Öncelikle menopoza girmek korkulacak bir durum değildir, mutlaka olumsuz şeyler yaşanacak beklentisi içine girmemek gerekir. Bir kadın doğum uzmanından yardım alınarak son derece sağlıklı bir şekilde de yaşanabilir. Menopoz sonrası cinsel yaşamda oluşabilecek sorunlardan biri cinsel isteksizliktir, fakat bu sorun kadının cinsel kimliğine bakış açısıyla yakından ilgilidir. Eğer siz menopoz öncesi yaşamınızda cinsel isteksizlik yaşamadıysanız, çok büyük olasılıkla menopoz sonrası da böyle bir sorununuz olmayacaktır. Sık karşılaşılan bir diğer sorun hormonal değişikliklerin etkisiyle oluşan vajinal kuruluktur. Bu sorun için de bir kadın doğum uzmanından yardım alınabilir

Kaç Çeşit Orgazm Vardır?
kısa sürerler, fazla tatmin edici değildirler; birkaç saniye süren hafif kasılmalarla gelişirler. Sanki hapşırık biçimindedirler. Bazı kadınlar bunu fark etmezler bile! Alınan haz bayağı düşüktür. Normal orgazmlar: Yaklaşık 10-20 saniye sürer ve bazen bir tanesi bile yeterince doyurucudur. Eğitimle alınan haz ve süre arttırılabilir. Genellikle klitoral kaynaklıdır. Hiperseksüel orgazmlar: Hiperseksüel kadınlarda görülür. Genelde bir başladı mı bitmek bilmezler. 20-30 saniyelik orgazmlar bazen 30-40 dakika birbirini takiben devam eder. Üstelik orgazm sayısı arttıkça erkeklerdekinin aksine cinsel istek ve orgazma yöneliş de artar. Bunlar hem klitoral hem de G-Noktası kaynaklı “bileşke orgazmları” dır. Bu kadınlarda PC-kasının da çok gelişmiş olduğu bilinmektedir. Statüs orgazmus: Bu genellikle 20 saniyeden başlayıp bir kaç dakikaya kadar uzayabilen süreğen orgazm halidir. Bilinern orgazmın fizyolojisine tam olarak uymamaktadır. Kadınlara büyük haz ve yorgunluk verebilir. Hiç elektronik doyumlar yaşadınız mı? Ünlü seks terapisti Helen Sdinger Kaplan’a göre Pompei devirlerinden bu yana cinsellikle ilgili olarak icat edilen en değerli aletler, vibratörler. Vibratörler orgazm olma güçlüğü çeken kadınlar üzerinde etkili olarak kullanılabilmektedir. Normal cinsel tepkileri olan kadınlar eğer vibratörün titreşimlerini aşırı mekanik bulmazlarsa bu etkiyte dayanabiliyorlar. Vibratörler lateks bir dildonun (suni penis) içine bir masaj aleti motoru koyulmasıyla elde edilebiliyorlar. Aletlerin çoğu pille çalışıyor. Elektrikle çalışanların ise elektrik kaçağı yapma durumu sözkonusu bile değil. Vibratörlerin titreşimi saniyede 60 ile 150 arasında değişiyor. Normal cinsel tepkileri olan bir kadının vibratörden zevk almama olsaılığı çok düşük. Kayganlığı arttırıcı kremlerin ise vibratörün uygulanması sırasında alınan hazzı artırdığı söylenmektedir.

Anal Sex(Seks) Ters İlişki Nedir?
Anüs,kalın bağırsağın dışa açılan ucu olup, bağırsaklarda emilen besinlerin artıklarının boşaltılmasına en uygun anotomik yapıya sahiptir .Vücudun bu bölümü, normal bir cinsel ilişki için gerekli olan özelliklere sahip değildir.Cinsel ilişkide penis dışardan içeri doğru hareketle kadın bedenine giriş yapar.Bu girişin maksimum zevk katsayısı ve kolaylığı için giriş bölgesinin kayganlaşması gerekir.Anüsde (makatta ) kayganlaşmayı sağlayıcı salgı bezleri olmadığı gibi, dışardan içeri girişi sağlayacak şekilde değil, aksine içerdeki dışkıyı dışarı atacak anatomik yapı vardır.Bu yüzden anal birleşmeler zor, travmatik ve kadın için acı vericidir.Anal birleşmelerde, bağırsaklarda normal olarak bulunan ve bulundukları yerde zararsız olan mikroplar, bedenin başka yerlerine taşınarak, hastalık nedeni olabilirler. Bunun en yaygın biçimi, anal birleşmeyi izleyerek kurulan vajinal birleşmede, bağırsaktaki mikropların vajinaya kolayca taşınabilmesidir. Ayrıca tekrarlanan anal birleşme, anüsün sfinkterinin bozulmasına, anüs kaslarının kasılıp gevşeme yeteneğinin bozulmasına ve gaz -dışkı kaçırmalara yol açabilir. Özellikle internette para kazanma amacıyla kurulmuş s.x sitelerinde normal bir ilişki gibi lanse edilen anal s.x, kadınlarında zevk aldığı bir ilişki gibi gösterilmesine karşın, ciddi araştırmalarda anal s.xin kadınlar tarafından psikolojik ve fiziksel olarak çok rahatsız edici bulunduğu tespit edilmiştir.( ABD de yapılan bir araştırmada anal s.x den zevk alan kadın oranı Yüzbinde 2 olarak bulunmuştur.) Partneri tarafından anal s.xe zorlanan,istemediği bir cinsel eylemi yapma ile evlilikte huzursuzluk yaşama tercihleri arasında bocalayan kadınlarda ciddi psikolojik problemler ve depresyonlar görülebilir.

Bir tarafın kaçan diğer tarafın kovalayan olması her zaman bir ilişkiyi ayakta tutabilir mi ?
Kaçmak ve kaçar gibi yapmak kadına atfedilmiştir. Aslında bu dişinin doğasında vardır, örneğin kedilerde de böyle bir dürtü vardır. Bu hayata renk katabilir ama dozunu ayarlamak lazım. Erkeğin enerji sarf etmesine izin vermek gerekir.

Randevulu seks mi, spontan seks mi daha fazla tatmin eder ?
İkisi birden demek daha uygundur. Programlı seks yapılabilir ama ilişkinin kendiliğinden gelişmesine de olanak tanımak lazım. Bu tür şeyleri sıkı kurallara bağlamak doğallığı bozabilir.

Sizce birlikte mi yaşamalı herkesin ayrı evi mi olmalı ?
Çok muhabbet tez ayrılık getirir derler ya, az muhabbet de aynen bunun gibi ayrılık nedenidir. Öyle ayrı ayrı evlerde sağlam ilişki kurulmaz. Ayrı ayrı evlerde yaşanan ilişkinin adı kandırmacadır.

Paylaşılan zaman arttıkça sorunlar artar mı azalır mı ?
İlişkiler aynen bir çan eğrisi gibidir. İlişki geliştikçe uyum artar ama çan eğrisi tepeye vardığında daha fazla yakınlığın faydası olmaz. Bu noktada yine iç içe bir ilişki söz konusu olursa, o zaman aşağı doğru iniş başlayıp sorunlar artabilir.

Sağlıklı ilişki kurabilmek için çiftler her an dip dibe mi olmalı araya mesafe mi koymalı ?
Bu tamamen çiftin birlikte verebileceği bir karar. Çiftlerden ikisi de bağımlı kişilik yapısındaysa, her an birlikte olarak son derece mutlu bir ilişki kurabilirler. Bu çiftlere ‘Yok sen eşinden biraz uzaklaş’ demek gerçekten doğru bir tavsiye olmaz.

Rahmin alınması kadının cinsel hayatını herhangi bir şekilde etkiler mi ?
Hayır. Rahimin, yumurtalıksız veya yumurtalıklarla birlikte alınması, bir kadının cinsel hayatını ve arzusunu hiçbir şekilde etkilemez. Hattâ bazı kadınlar histerektomi ameliyatından sonra cinsel temastan daha fazla zevk aldıklarını iddia etmektedirler.

Kendiliğinden düşük oluşturacak haplar var mıdır ?
Hayır. Ancak piyasada bu görevi yapabileceği söylenen haplar satılmaktadır. Bu hapların büyük çoğunluğunda tehlikeli bir madde olan «ergot» bulunmaktadır. Bu ilâçlardan fazla alınması, kan damarlarına telâfisi imkânsız zararlar verebilir.

Endometrial hücre kümelerinin fonksiyonları normal rahim hücreleri gibi midir ?
Evet. Her âdet periyodu yaklaştığı zaman genişlemekte, kanla dolmaktadırlar ve âdet görme hâli olduğu zaman kanamaktadırlar.

Kızlarda annelerinin memelerine benzer memeler gelişme eğilimi var mıdır ?
Evet, memelerin büyüklüğü ve biçimi aynı şekil olmak eğilimini göstermektedir.

Dölyolunun Fonksiyonları Nelerdir?
A)Kadının seks(sex) ilişkisinde nihai organıdır. B)Erkek menisinin (spermasının) depo edilmesi için bir haznedir. C)Adet zamanında meydana gelecek akıntı için bir çıkış doludur. D)Doğum zamanında çocuğun çıkacağı geçittir.

Seks baş ağrıtır mı ?
“Başım ağrıyor” bahanesi seksten kaçmanın yollarından biri. Aslında bu bir bahane değil, gerçek… Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, seksin baş ağrısı yapabileceğini yazdı: “Baş ağrısını cinsel aktiviteden çok orgazmın tetiklediği belirtiliyor. Orgazm esnasında oluşan değişimlerin baş ve boyun üzerinde sersemletici bir durumu zaten vardır. Eğer bu durum çok etkili olursa seks yaparken ani ve şiddetli baş ağrıları yaşamanız mümkündür. Uzun süreni tehlikelidir Burada önemli olan sekse bağlı baş ağrılarından çok, seks esnasında tetiklenebilen ciddi bazı sağlık sorunlarının da baş ağrısı ile ortaya çıkabileceği gerçeğidir. Seks sırasında oluşabilen yüksek kan basıncı, beyin kanaması ve hatta felcin ilk belirtisi baş ağrısı olabiliyor. Ayırıcı nokta sekse bağlı ağrıların çoğu kez birkaç dakika sürmesidir. Seksle ilgili baş ağrıları nadiren bir veya birkaç saat sürebilir. Önemli bir nokta da bu ağrıların en çok gözlerin etrafında ve arka kısmında hissedilmesidir. Ağrı zonklayıcı bir karakterde olabileceği gibi, başa arkadan gelen şiddetli bir darbe olarak da algılanabilir. Sekse bağlı baş ağırlarının nedeni tam olarak bilinmiyor. Bu ağrıların cinsel birleşmenin tepe noktalarında meydana gelen baş ve boyun kaslarındaki spazmlarla ilişkili olduğu düşünülüyor. Seksle bağlantılı baş ağrıları doğum kontrol hapı kullananlarda, Psödoefedrin içeren soğuk algınlığı ilaçları alanlarda daha sık ortaya çıkıyor. Stres, yorgunluk, korku, güvensiz, endişe ve uykusuzluk gibi faktörler bu ağrıları tetikleyebiliyor. Seksin çok uzun süreli baş ağrılarına da yol açması mümkündür, ama bu ağrıların bizim bahsettiğimiz sadece ilişki esansında ortaya çıkan ağrılarla herhangi bir ilişkisi yoktur. Eğer seksüel faaliyet esnasında böyle bir sorun ile karşılaşıyorsanız, korkmayın. Tehlikeli olanı uzun süre başınızı ağrıtacak ilişkilerdir! Sıra cinselliğe gelince “Başım ağrıyor” diyen eşinize lütfen darılmayın. Seks gerçekten baş ağrıtabiliyor ve bu ağrılar bazen tehlikeli bile olabiliyor. ”

Endometrial hiperplazi neden meydana gelir ?
Genellikle nedeni yumurtalıkların devamlı olarak ve normalin çok üstünde kadın seks hormonları (estrojen) üretmesinden meydana gelir. Çok kez, yumurtalıklarda bir kist veya tümör gelişmiştir ve bu fazla estrojen (kadın seks hormonu) üretilmesiyle ilişkilidir.

Sağlıklı bir dölyolunda bakteri bulunur mu ?
Evet ve bunların çoğunluğu yararlı bakterilerdir ve hastalığa neden olmazlar.

Klitoris Nedir Ve Fonksiyonu Nelerdir?
Dölyolunun,vulvanın dudaklarının birleştiği açılış kısmının üst tarafında bulunan yumru biçiminde küçük bir yapıdır.Klitoris seks ilişkilerinde zevk almakta önemli bir rölü olmakta ve karı-koca seks ilişkilerinde mühim bir yeri bulunmaktadır.Klitorisin yapısı erkeğin tenasül organına çok benzer.

selülit bandı

Kategoriler

Elektronik Sigara

Ençok Okunan Bloglar

Anket

Cinsel Bilgileriniz Ne Düzeyde
Çok Bilgiliyim ( % 30 )
Yeterli Derecede ( % 39 )
Çok Az Bilgi Sahibiyim ( % 16 )
Hiç Birşey Bilmiyormuşum ( % 10 )
( % 2 )

Toplam Oy: 139

Son Yazılanlar

Son Yorumlar

Takvim

« Kasım - 2008

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30

İstatistikler

Toplam Blog: 449
Toplam Kategori:11
Toplam Yorum: 86
Toplam Okunma:128795

www.SeksBilgileri.com

Arama Motoru | www.selulittedavisiurunleri.com | www.siteekler.com | site ekle | Online Hobi | ucuz alışveriş | Kilo Verme | Fantazi Dünyası | Seks Shop | Erotik ürünler | Elektronik Sigara | Erotik resimler | Seks Forum | Seks Market | Seks Sohbet | Bitkisel Sağlık | www.siteekler.com | www.seksuel.com | www.seksmarket.com | www.selulitvetedavisi.com

Üyeliğiniz Silinmiştir.Lütfen Sayfanızdan Kodu Kaldırınız.